Şişecam, cam sektöründe küresel bilgi paylaşımı ve inovasyonun en köklü platformlarından biri olan Şişecam Uluslararası Cam Konferansı’nın 40’ıncısını İstanbul’da başlattı. Sektörün lider temsilcilerini, akademi dünyasını ve teknoloji ekosistemini bir araya getiren konferans, cam endüstrisinin geleceğini şekillendiren kritik başlıkların ele alındığı önemli bir buluşma noktası oldu.
Bu yıl “United to Innovate: A Future-Focused Transformation of Energy & Glass” temasıyla düzenlenen konferansta; dekarbonizasyon, enerji verimliliği, dijitalleşme ve sürdürülebilir dönüşüm gibi sektörün geleceğini doğrudan etkileyen konular kapsamlı şekilde değerlendiriliyor. Alanında dünyanın saygın platformları arasında gösterilen konferans, cam sektörünün sürdürülebilir geleceğine yön verecek stratejik tartışmalara ev sahipliği yapıyor.

Konferansın açılışında konuşan Şişecam Genel Müdürü Can Yücel, camın ardındaki bilimsel derinliğe ve sektörün dönüşüm ihtiyacına dikkat çekti. Camı daha işlevsel, sürdürülebilir ve hafif üretme arayışının Şişecam için bitiş çizgisi olmayan bir yolculuk olduğunu belirten Yücel, sürdürülebilirliğin artık yalnızca uzun vadeli bir vizyon değil, tüm değer zincirini şekillendiren temel bir dönüşüm ajandası olduğunu vurguladı. Camın doğası gereği enerji yoğun bir endüstri olduğuna dikkat çeken Yücel, sektörün karşı karşıya olduğu çevresel ve operasyonel zorluklara karşı ortak akıl, inovasyon ve güçlü iş birlikleriyle somut çözümler üretilmesi gerektiğini ifade etti. Şişecam’ın 50 yıllık köklü Ar-Ge birikimiyle bu sektörel çözümlere öncülük etmeyi hedeflediğini belirten Yücel, Şişecam Uluslararası Cam Konferansı’nın da bu hedefi destekleyen önemli bir platform olduğunu söyledi.
Etkinliğin ana konuşmacısı Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Dr. Fatih Birol ise konuşmasında dünyadaki enerji dönüşümüne ve küresel trendlere dikkat çekti. Ülkelerin enerji sistemlerini giderek elektriğe dönüştürdüğünü belirten Birol, elektrik talebinin önümüzdeki dönemde daha da değerli hale geleceğini, yenilenebilir enerji ve nükleer enerjinin bu süreçte daha fazla önem kazanacağını söyledi. Ekonominin ve sosyal yaşamın enerjiyle şekillendiğini belirten Birol, petrol ve gazın ardından dünyanın yavaş yavaş elektrik dönemine geçtiğini ifade etti. Bu artışın en önemli tetikleyicileri arasında yapay zekâ, elektrikli araçlar ve klima kullanımındaki yükselişin bulunduğunu aktaran Birol, veri merkezlerinin 7/24 elektriğe ihtiyaç duyduğunu, elektrikli araç satışlarının hızla arttığını ve iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışlarının klima kullanımını ciddi ölçüde artırdığını dile getirdi. Birol, bu üç unsurun elektrifikasyonun en önemli itici güçleri olduğunu belirterek, “Biz bu çağa elektrik çağı diyoruz” dedi. Enerji krizi karşısında kurumların ve devletlerin doğru stratejiler oluşturması gerektiğini vurgulayan Birol, güvenilir ortaklıkların kurulmasının ve elektriğin daha ödenebilir şekilde üretilmesinin önemine dikkat çekti.

Konferansın devamında Dr. Fatih Birol ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) İklim Stratejisi ve Uygulama Genel Müdürü Gianpiero Nacci’yi bir araya getiren “Securing the Transition: Financing the Decarbonization of Energy-Intensive Industry” başlıklı söyleşide; enerji yoğun sanayilerin düşük karbon dönüşümü finansmanı, bu geçişi hızlandıracak yatırım araçları ve kamu ile özel sektör finansman kaynaklarının uyumlu hâle getirilmesi konuları ele alındı.